Eve dönmek istediğini duydum,

Bahçe kapısından gel,

Toprak susuzluktan çatlamış,

Her yeri ayrık otları ve dikenler sarmış,

Eve dönmek istediğini duydum,

Bahçe kapısından gel,

Narlar boynunu bükmüş,

Limonlar dallarca dolmuş,

Güller yalnızlığa yüzünü dönmüş,

Bir tek lavantan büyük umut veriyor,

Eve dönmek istediğini duydum,

Bahçe kapısından gel,

Kalenin taşlarını otlar bağlamış,

Evin önündeki köpekler yabancımız değiller,

Seni anlattım onlara,

Tanıyorlar, üzmeyeceklerine söz verdiler seni,

Eve dönmek istediğini duydum,

Bahçe kapısından gel,

Hava biraz lodoslu olacak,

İlk zamanlar bol yağış veriyor haberler,

Sen onlara bakma,

Güneş yakındır,

Eve dönmek istediğini duydum,

Bahçe kapısından gel,

Yaşlı duvarlarım yorgun ve yıkılıyor,

Buradan ayrılırken sana dediğim gibi,

Korkmuyorum!

Sende korkma,

Yalnızca eve dönmek istediğini duydum,

Sen bahçe kapısından gel..

Döndüğünden emin olmak istiyorum,

Seni izliyor olacağım,

Aslına bakarsan karaböklüm bir yere gitmişte değilim, buradayım..

Eve dönmek istediğini duydum ya,

Bahçe kapısından gel istedim…

Bahçeyi gün batmaya döndüğünde sulamayı unutma,

Çapa, kürek, ve diğeri,  hepsi senin için hazır,

Çiçekleri her zamanki gibi sen al,

Ama bu defa eken ben olamayacağım,

Sen ekeceksin…

O yüzden bahçe kapısından gel,

Evin kapısıysa her zaman olduğu gibi açık,

Ve sen olduğun gibi gel…

O kadar güzel görünüyor ki gece, yıldızlar, bahçe ve sen hayal ediyorum hepinizi,

Hep söylerdim hatırlıyor musun “hakikatli kuşum benim diye”

Gezginlerin kaderidir seyahat,

Bahçe kapısından gel,

Dedim ya eve döneceğini duydum,

Bir emanetin var, yerini yalnızca kumrulara söyledim,

Sen tamam olunca onlar seni bulacaklar,

Tüm sevgimle hakikatli kuşum,

Unutma bahçe kapısından gel…

                                                                                     ” Baise’nin anısına”